Yenidoğan Prematüre Bebeklerde Bakım ve Gelişim

Yenidoğan Prematüre Bebeklerde Bakım ve Gelişim

YENİDOĞAN BEBEK

(PREMATURE) BEBEKLER
Her 18 bebekten biri beklenen normal zamanından önce dünyaya gözlerini açar. 36. haftadan önce doğan bebekler erken doğmuş (prematüre) olarak değerlendirilir. Erken doğan her bebek, mutlaka özel bakıma ihtiyaç duyar.
Prematüreden kasıt, bebeğin henüz anne rahmi dışında yaşayabilecek kadar olgunlaşmamış olmasıdır. Günümüzde, eski nesillerle karşılaştırıldığında, erken doğan bir bebeğin yaşama ve gelişme olasılığı çok daha fazladır, yine de bebeğinizin doğumdan hemen sonra alınıp özel bakım birimine konulması insanın canını sıkan bir tecrübedir. Bebeğinizin neden birkaç gün veya hafta süreyle özel bakıma ihtiyaç duyduğunu anlamak sıkıntınızı azaltmaya yardımcı olabilir. Erken doğan bebeklerin kasları nispeten gevşektir Ve daha az hareketlidirler. Genellikle kalsiyum ve demır eksikliği gösterirler ve kan şekeri düzeyleri de düşüktür. Çok erken doğan bebeklerin gözleri henüz açılmamış olabilir.
Kırmızı ve kırışık bir cilde sahiptirler. Kafatası kemikleri henüz tam olarak sertleşmemiştir ve başları vücutlarına oranla biraz daha büyüktür. “Sarılık” hastalığına yakalanma olasılığı normal doğan bebeklere göre daha fazladır.

ERKEN DOĞAN BEBEĞİN ÖZEL GEREKSİNİMLERİ
Erken doğan bebekler zamanında doğan bebeklere göre daha hızlı kalori yakarlar ve bu sebeple daha sık aralıklarla beslenmeleri gerekmektedir. Küçük kuş yavrularını göz önüne getirerek bebeğinizin neden bu kadar sık beslenme ihtiyacı duyduğunu anlayabilirsiniz. Kuş yavrusunun ağırlığı boyuna göre öylesine azdır ki, metabolizmasını hızlandırmak ve vücut ısısını sabit tutmak üzere sık sık beslenmek zorundadır. Bundan dolayı bebeğiniz ne kadar küçükse, o kadar sık beslenmeye ve o kadar da az uykuya ihtiyaç duyar. Erken doğan bebekler için anne rahmi dışında yaşamak oldukça yorucu bir mücadeledir. Kuvözde dış uyarıların az olmasına ve fazla hareket edememelerine bağlı olarak, beslenme dışında zamanlarının çoğunu uyuyarak geçirirler.

SOLUNUM PROBLEMLERİ
Erken doğan bebeklerin solunumları kısa aralıklarla kesilebilir. Bu duruma apne (solunum durması) denir ve kulağa hoş gelmese de nadir görülen bir durum değildir. Bebeklerin çoğu hafifçe sallandığında tekrar solumaya başlar. Ciğerlere su kaçmasına veya akciğerlerde üretilip ciğerlerin büzüşmesini önleyen sürfaktan isimli maddenin yetersizliğine bağlı olarak başka solunum rahatsızlıkları da oluşabilir. Eğer bebeğin akciğerini kaplayan sürfaktan miktarı yetersizse, akciğerler solunum sırasında yeterince genişleyemez.
28. haftadan önce doğan bebeklerde sık görülen ve hyalin membran hastalığı veya solunum sıkıntısı sendromu olarak adlandırılan rahatsızlıkta; sürfaktan yetersizliği sonucunda akciğerlerdeki küçük hava kesecikleri büzüşüp kapanmaktadır. Bu rahatsızlıklarda tedavi olarak bebeğe maske veya soluk borusuna takılan bir tüp yardımıyla oksijen verilebilir. Bazen bebeğin özel bir solunum cihazına (ventilatör) bağlanması gerekebilir.

TÜPLE BESLEME
Erken doğan bebeklerin çoğunun meme ucundan veya biberondan süt emmeye güçleri yetmez ve bağırsaklarda besin emilimini sağlayacak kadar gelişmiş olmayabilir. Beslenmeleri için üç alternatif yol vardır:
1- Kendi başlarına besinleri yutup sindiremeyecek kadar erken doğan veya çok hasta olan bebekler için damardan (intravenöz) besleme yöntemi uygulanabilir. Bu yol birkaç hafta boyunca kullanılabilir ve ardından nazogastrik tüple beslemeye geçilebilir.
2- Nazogastrik besleme burundan mideye uzatılan bir tüp yardımı ile yapılır. Çok ince ve yumuşak olan tüp bebeğinizi hiç rahatsız etmez ve bebek rahatlıkla beslenebilir.
3- Bebek biraz daha büyüdüğünde meme veya biberonla birlikte tüple beslemeye geçilebilir. Bebek, meme veya biberonla beslenebildiği kadar beslenir ve kalan besin ihtiyacı tüp yardımıyla verilir. Bebek, arama ve emme refleksleri gelişir gelişmez emzirilmeye başlanabilir.
GELİŞİM
Erken doğan bir bebeğin gelişimi yavaş ve düzensiz olabilir. Bebeğinizin bu kadar minik olması sizi endişelendirebilir, ancak içindeki yaşam arzusunun çok olduğunu asla unutmayın. Erken doğan bir bebek için her gün yeni bir mücadele söz konusudur. Gelişme dönemlerini takiben kötüye gitmeler görülebilir ve bu sürekli düzensizlik sizin ve eşinizin endişeli, aksi ve huzursuz olmanıza yol açabilir. Bununla birlikte, 32. haftadan sonra doğan bebeklerin çoğunda gelişiminin normal olacağını bilmek sizi biraz rahatlatabilir. 28. haftada doğan her yedi bebekten altısı yaşamaktadır.

Bu Yazı da İlginizi çekebibilir: Prematüre Bebeklerde Solunum Durması Nedir?

Son Arananlar:

Etiketler: ,

 

Yorum Yaz

Yandex.Metrica İletişim Yasal Uyarı